Tag Archives: sosyal güvenlik

21.yy’ın Sosyal Güvenlik Problemi: Eşcinsel Evlilikler

2 May

Eş-yazarı olduğum Evlilik Hukuku adlı kitabımdan alıntıdır.

Modernleşme sonrası içinde bulunduğumuz bu post-modern dünyada, ekonomik krizlerin de harcamalar açısından daha liberalleştirdiği devlet ekonomisi ile kurumsal yapının gün be gün sosyal güvenlik harcamalarından elini çektiğini, bu açığın da en ilkel sosyal güvenlik kurumu olan aile ile kapatılmaya çalıştığını görmekteyiz.

Tam bu sebepten Gay Evliliklerin yasal olmadığı hukuk sistemlerinde, söz konusu bireylerin, en temel ihtiyaç olan kendini yaşadığı toplum içinde sosyo-ekonomik olarak güvende hissetme imkanı bulunamamaktadır. Her ne sebepten olursa olsun devlet kurumları ile tüm vatandaşları için sağladığı bir hizmetin bir kısmından kendi hukuk düzenince kurulmuş bir kuruma güvenerek vazgeçiyorsa bu kurumunda yine tüm vatandaşları kapsaması vazgeçilmezdir.

Dünya çapındaki standart istatistikleri yorumlarsak bugün Türkiye’de en az İsrail’in nüfüsu kadar (7 milyon) gay bulunmaktadır.  Bu insanların büyük bir kısmının straight evlilikler içinde olduğunu, diğerlerinin de toplumsal dışlanma ile tutunamayanlar konumuna geldiğini kabul edelim. Söz konusu bu yalan, muhtemel alakasız sebeplerle boşanma ile sonuçlanacak evliliklerin toplumsal gelişim üzerinde yaratacağı engeli bir düşünmek, öte yandan tutunamayan pozisyonuna gelmiş gay’lerin kaybettiğimiz olası toplumsal katkısını hesaplamak bu noktada büyük önem arz etmektedir.

Bugüne baktığımızda Türkiye’deki gay’lerin sadece çok azının üst-soyları ile bağlarının kuvvetli olduğunu ve hiçbirinin kendisine bir aile kurma imkanı olmadığını görüyoruz. Bu durumda sosyal güvenlikte gelinen bu noktada kendilerine bir yer bulmaları oldukça güç.

Aile kurumunun kutsallığı diyecekseniz: Aile hukuken tanımlanmış bir kurum olup, kutsallığından öte toplum hayatının sağlıklı bir şekilde ilerlemesi, ekonomik kaynakların paylaştırılması açısından önem arz etmektedir. Bu kurumun karşısındaki en büyük engel farklı cinsel tercihler değil single‘lardır. Toplumsal değerlerin kaybolması iki erkeğin ya da iki kadının evlenmesi ile değil bekar hayatının favorize edilmesi ile gerçekleşir. Öte yandan bireylerin hayatlarına tek başlarına devam etmesi ekonomik düzen içinde de hiç öngörülmemiş sonuçlar doğuracaktır (durumu hayal bile edemeyenler için örn: kiraların yükselmesi).

Teknolojik gelişmelerler ve sahip olduğumuz imkanların artması ile sürekli özgürleşen zihinlerle Türkiye’de de gay’lerin kendilerini eskisinden daha az sakladıkları açık olup her geçen gün daha fazla gay daha rahat bir şekilde cinselliğini yaşayacaktır. Eşcinsel evliliklerin yasal olarak tanınmamışlığı ile bu insanların aile kurma imkanları olmamakla beraber, toplumda da yaşam boyu bekarlığın kanıksanması ortaya çıkacaktır.

Dahası aile özünde muhafazakar bir kurumdur. Bu muhafazakarlığının içine gay’leri almaması onu kendisine karşı yeni bir tehdit yaratmaktan başka hiç bir şey sağlamayacaktır. Bugün statüko da iki erkeğin evlenip, evlat edinip, aile kurup topluma yararlı bir yaşam sürmesindense 7 milyon kişi yozlaşmış ilişkilere sürüklenmekte ve bu sadece kaybet-kaybet durumu yaratmaktadır. Bunun en kolay çözümü hukukun, toplumun muhafazakarlığından bir adım öteye geçip söz konusu kavramları yeniden şekillendirmesi ile mümkün olacaktır.